Uzun yıllar oldu bekledim, hakikat oldu rüya.
Evin dolaplarını güve basmış. Her pirinç pilavı yapmak istediğimde, üç tane kelebek uçuyor üstüme. Çok hızlı değiller, okkalı birkaç tokat yiyorlar ama hiçbir şey olmamış gibi uçmaya devam ediyorlar. Kimi zaman sarı minik bir tırtıl görüyorum duvarda. Duvarı yeni boyattık, öldürmüyorum kirlenmesin diye. Duvarın kirlenmesi bir canlının hayatından daha mı önemli? Ama yemek yiyoruz biz orada. Kurtlu pirinçleri yemek yerine, ekosistemi bozmayı tercih ederim. Üstün insan ırkının bir üyesi olarak böyle yapmam daha doğru olur. Yine çok üstün olduğum bir gün; acıktığımı hissedip yemek yiyorum. Yalnızım. Etrafımdan insanlar koşturuyor. Çok aceleleri var belli. Benim de daima acelem vardır, bizim duvardaki tırtıl sol köşeden sağ köşeye gelene kadar, ben bir sürü işle uğraşmış olurum. Yorgun argın eve gelip, saatlerce parlak bir ekrana bakar, yatmadan önce birkaç satır bir şey okur, iki kelam öğrendim diye havalara girer ve uyurum. Uykumda aynı rüyayı görürüm çoğu zaman: Annem, babam ve ben va...